BİR AVUÇ HÜZÜN

BİR AVUÇ HÜZÜN

Derin bir yalnızlıkta
Gözlerim mehtaba dalıp gidiyor
Sessizlik senin adını fısıldıyor
Yoksun ya dahası yok


Duru bir su gibi akıyor zaman
İçine hapis olmuş bir mahkum gibi
Oradan oraya oltalar atıp
Yokluğunu içime sindiremiyorum


Akşam olup kalınca yalnızlığımla
Derin bir ürperti sarıyor bedenimi
Üşüyor/Kıpırdamıyor/Uyuyamıyorum
Yokluğunun varlığına alışamıyor bedenim

Yağmur yağıyor dışarda
İçimde sessiz bir fırtına
İliklerime kadar islanıyor
Yokuluğunun labirentlerinde
Çıkış yolları arayıp
Kayıp oluyorum


Gece ve bin yıldız üstümde
Adını taktığım yıldız kayıyor
Bir dilek tutuyorum
Yokluğun varliğina düşsün diye


Hayal ile gerçeği birbirine karıştırıyor
Yeniden seninle olup
Ortaköyde çay içip
Denize karşı oturduğumu
Kız kulesine gittiğimi
İstiklalde sarılarak gezdiğimizi
Hayal edip
Anlık bir mutluluğa kapılıyor
Birden gerçeklerin çirkin yüzü
Çıkınca karşıma
Yokluğun kızgın bir deniz gibi
Yutuyor bedenimi
Boğuluyor/ Daralıyor/Kayıp oluyorum


Hüzünbaz şarkılar seni söylüyor
Şiirler gözlerini anlatıyor
Film karelerindeki yüzler sana benziyor
Kitap kahramanlari sen kokuyor
Yokluğuna anlamlar yükleyip
Çocuk gibi avutmaya çalışıyorum


Bir rüya görüyorum
İçinden geçiyorsun
Mavi gibi temiz ve sonsuzsun
Uzatıyorum ellerimi
Havada asılı kalıyor
Uyanıyorum
Koyu bir karanlık
Yoksun…!
Yoksun…!


Her gün yollarına bakıyor gözlerim
Uzaklardan çıkıp geleceğini bekliyor
Sana benzeyen her bedende heycanlanıyorum
Ama…
Hiç kimse sen olmuyor
Hiç kimse sen olmayacak


Gittin
Geride
Bir avuç hüzün
Birkaç kırık cümle
Yerine getirilmeyen sözler
Dipsiz, derin bir kuyu
Ve…
Yokluğuna yakılan ağıtlar kaldı


Sustum…!
Sana anlatacaklarım bitti
Lal ettim dilimi
Öylece baktın
Dinlemedin/Anlamadın/Sustun
Döndün/Gittin /Bakmadın
Kalemini kırdın bir aşkın
Yokluğunun soğuk koynunda
Bir başıma bıraktın

GÖKHAN KOÇ

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !